Karaköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Karaköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2015 Cuma

Karaköy sahilinde yıkım

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı ekipler, polislerin katıldığı geceyarısı operasyonuyla Karaköy'ün Perşembe Pazarı sahilindeki kaçak oldukları gerekçesiyle restoran ve çay bahçelerini yıktı. Önce işyerlerindeki eşyaların tahliyesiyle başlayan yıkım sırasında bazı ağaçlar da zarar gördü. Yıkımın Belediye Meclisi kararı olmadan yapıldığı iddia ediliyor. Bir diğer iddia ise bölgenin belediyeye bağlı BELTUR işletmesine tahsis edileceği yönünde.

11 Kasım 2014 Salı

Yeni Sayfa takipte

Karaköy’de yürüyebilmek istiyoruz, hâlâ… 

Araçların kapattığı kaldırımlar, kaldırımın bile olmadığı caddeler, yağmur yağınca göle dönen sokaklar… Yeni Sayfa olarak Karaköy’ün “yaya” sorunu çözülene kadar bu sorunu gündemde tutmaya devam edeceğiz 

Geçtiğimiz sayıda yer verdiğimiz “Biz buradan nasıl geçeceğiz?” haberi özellikle Karaköy
bölgesinde çalışan ya da bu bölgede eğitim alan okurlarımız arasında geniş yankı buldu. BAU Galata’nın hemen yanındaki kaldırımlar geçtiğimiz hafta yeniden düzenlenip “araç trafiği”ne kapatılmış olsa da sorun çoğu bölgede devam ediyor. Yapılan yol çalışmalarına rağmen, tramvayın geçtiği ve yoğun trafiğin olduğu cadde üzerinde yayalar yürürken tehlike içindeler. Özellikle yolun iskeleye yakın tarafında tramvayın yanından geçen arabalar yayalara neredeyse temas edecek kadar yaklaşıyor. Özellikle yağmurlu günlerde bölgede yürümek tamamen imkansız bir hal alıyor.
Kaldırımların geniş bölümleri ise bir türlü otoparkçıların elinden alınmıyor. Öyle ki cadde üzerindeki Surp Krikor Lusavoric Ermeni Kilisesi’nin yanındaki geniş kaldırım bizzat İSPARK tarafından işgal edilmiş durumda. 
Konuyla ilgili görüşlerini almaya çalıştığımız, yine Karaköy’de bulunan Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odası Birliği yetkilileri ise, İstanbul’un 3. köprü, 3. havaalanı ve Galataport gibi daha önemli sorunları olduğunu söyleyerek konuyla ilgilenemediklerini belirtti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Beyoğlu Belediyesi’nin daha fazla kaza yaşanmadan bu soruna bir an önce bir çözüm bulmasını ümit ediyoruz. 


Haber Merkezi 
gazeteyenisayfa@gmail.com 

9 maddede Galataport’un hikâyesi

Mart 2002’de kamuoyuna duyurulan proje aradan geçen 12 yılın ardından ismi de dâhil birçok değişikliğe uğradı. İki kere ihaleye çıkan proje, en son 16 Eylül 2013’de yapılan ihale ile Doğuş Holding’in oldu. İşte Galataport’un 12 yıllık serüveni 

Fotoğraf: Ahmet Aslan


Galataport projesi, çevreye ve İstanbul’un tarihi dokusuna zarar vereceği eleştirileriyle yine gündemde. 100 bin metrekarenin üzerinde bir alanı ilgilendiren proje ile Fındıklı’dan Karaköy’e uzanan sahilin tamamen ticarileşeceği ve İstanbullular’a kapanacağı iddia ediliyor. Eleştiriler sürerken çalışmalar başladı bile. Karaköy’de son yıllarda yaşanan çevresel ve kültürel dönüşüme ek olarak çok sayıda bina restore ediliyor ya da yıkılarak yenileniyor. Bölgede ardı ardına oteller açılırken eski doku da yerini hızla yepyeni bir Karaköy resmine bırakıyor 

Kamuoyunda “Galataport” olarak bilinen Salı Pazarı Kruvaziyer Limanı Projesi nedir? 

Galataport, Karaköy Rıhtımı’ndan Mimar Sinan Üniversitesi Fındıklı Kampüsü’ne kadar uzanan 1.2 kilometrelik sahil şeridini, 112 bin 147 metrekarelik alanı kapsıyor. Bu alandaki tüm binaların turistik ve ticari amaçlarla onarılması ya da yıkılarak yeni binalara yer açılması amaçlanıyor. Sahil şeridinde yapılacak olan otel, restoran ve diğer ticari işletmeler ile bölgenin geçmişteki dokusunun tamamen değiştirilmesinin planlandığı projeyle sahil şeridinin turistik bir cazibe merkezi haline getirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında restore edilecek ya da yıkılarak yeniden yapılacak olan binaların işletmeleri, ticari olarak bu binaları kiralayan şirketlere tahsis edilecek. 

Proje ne zaman başlayacak? 

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun yürütmeyi durdurma kararı verdiği Galataport Projesi’nin 2015’in Şubat ayında başlayacağı açıklandı. Bilgili Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Bilgili, “Galataport Projesi için inşaat çalışmalarına 2015 Şubat ayında başlanacağını tahmin ediyorum. Bu projenin içerisinde restoranlar, oteller, şehir parkı ve yeşil alanlar olacak. Karaköy tarafındaki tarihi binaları restore edeceğiz. Diğer tarafta büyük depolar var, onlar yıkılıp yeniden yapılacak. Projenin 2.5 yılda tamamlanması öngörülüyor. Projede Doğuş Grubu ile ortaklığımız bulunuyor” diye konuştu. Bilgili ayrıca projeye karşı çıkanların günün birinde “Biz hata yaptık” diyeceklerini iddia etti. 

İlk ihale ne zaman yapıldı? İhaleyi kim kazandı? Neden iptal edildi? 

İlk ihale Eylül 2005’te Türkiye Denizcilik İşletmeleri (TDİ) tarafından yapıldı. İhaleyi Sami Ofer’in ortağı olduğu Royal Caribbean Cruises önderliğindeki konsorsiyum 3 milyar 538 milyon avroluk teklifiyle kazandı. Proje dahilindeki, Kruvaziyer yat yapımına ilişkin yapılan imar değişikliğini onayan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kararı İstanbul Şehir Plancıları Odası tarafından mahkemeye götürüldü. Danıştay 6. Dairesi, Bakanlık’ın işleminin yürürlüğünü oybirliği ile durdurdu. Danıştay 6. Dairesi, dava konusu olan imar değişikliğinin daha önce de yine kendilerince iptal edildiğini, dolayısıyla işlemin dayanaksız olduğunu belirtti. Daire ayrıca özelleştirme bölgesindeki imar planı değişikliğini yapma yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda değil, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nda (ÖİB) olduğuna kanaat getirdi. Bunun üzerine zamanın Devlet Bakanı Abdüllatif Şener Danıştay’ın aldığı yürütmeyi durdurma kararını gerekçe göstererek ihale dosyasını ÖİB’ye gönderdi. ÖİB mevzuat gereği dosyayı tekrardan TDİ ihale komisyonuna gönderdi. Komisyon ihalenin iptal edildiğini duyurdu. Böylece ÖİB tekrardan imar planları hazırlamak için çalışmalara başladı. 

İkinci ihaleye giden süreçte neler oldu? 

ÖİB’nin hazırladığı imar planı, Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’ndan geri döndü. Aynı zamanda yaklaşan 22 Temmuz 2007 genel seçimleri yüzünden hükümet de özelleştirme ihalelerine kısa bir ara verdi. Mart 2008’e gelindiğinde Galataport bir hukuk darbesi daha yedi. 1/100.000 ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planı hakkında İstanbul 2. İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı verildi. Bu karar, Galataport’un yapılamayacağı anlamına geliyordu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş Mart 2009’da yeni bir çevre düzeni planı hazırladı. Plan, Büyükşehir Belediye Meclisi’nden oy çokluğu ile geçti. Aralık 2010’da Kıyı Kanunu’nda çok büyük bir değişiklik oldu. Bu değişikliğin Galataport, Haliçport ve Haydarpaşaport için çıkartıldığı çok açıktı. Yapılan değişiklikle kanun maddesi şöyle oluşturuldu: “Kıyılarda, doldurma ve kurutma suretiyle elde edilen arazilerde kanun kapsamında öngörülen kullanımlara ilişkin imar planı Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nca 60 gün içinde re’sen onaylanır. Bu alanlarda 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun koruma amaçlı imar planına ilişkin hükümleri uygulanmaz.” Bu, kıyılarda yapılan dolgu alanlarında inşa edilecek yapıların otoparktan, alışveriş merkezine kadar her şeyi kapsayabileceği anlamına geliyordu. Artık yeni bir ihalenin önündeki bütün imar ve hukuk sorunları aşılmıştı. Geriye ihalenin duyurulması, yapılması ve yeni alıcısının beklenmesi kalmıştı. 

İkinci ihalenin imar planı nedir? 

Projenin merak edilen kısmı bölgede bulunan 1 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından Kentsel Sit Alanı ilan edilen, daha sonra Bakanlar Kurulu kararı ile “turizm bölgesi”ne çevrilen alanda bulunan tarihi binaların ne olacağıydı. Bu binalar arasında TDİ Genel Müdürlük binası, yolcu terminali, Çinili Han ve Paket Postanesi var. 
Proje kapsamında; 
TDİ Genel Müdürlük binası, yolcu terminali, Çinili Han ve Paket Postanesi’nde restorasyon, tadilat ve güçlendirme çalışmaları yapılacak ve bu binalar mağaza ve restorana dönüştürülecek. 
İstanbul Modern’in sergi sarayı olarak kullandığı 3 numaralı Antrepo, Kıyı Emniyet Müdürlüğü’ne ait 6 ve 7 numaralı Antrepo, yolcu salonu olarak kullanılan 1 ve 2 numaralı Antrepo, 20 numaralı Antrepo ve nargilecilerin yer aldığı bölge yıkılacak. Bunların yerine Karaköy bölgesinde toplam 40 bin, Salıpazarı civarında ise toplam 108 bin metrekarelik otel, mağaza, restoran, ofis gibi zeminüstü inşaat yapılacak. Proje tamamlandığında otellerdeki toplam oda sayısının 440 olması hedefleniyor. Ayrıca, Nusretiye Saat Kulesi çevresine 13 bin 934 metrekarelik meydan ve rekreasyon alanı yapılacak. Toplam rekreasyon ve meydan alanı ise 65 bin 732 metrekare. 
4 numaralı Antrepo’da bulunan İstanbul Modern ve 5 numaralı Antrepo’da bulunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, TDİ ile olan 28 yıllık kira sözleşmesi nedeniyle proje kapsamı dışında tutuldu. 

İkinci ihale ne zaman gerçekleşti? En yüksek teklifi kim verdi? 

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nca 16 Mayıs 2013’te yapılan ihaleyi 702 milyon dolarlık teklifi ile Doğuş Holding kazandı. İhalenin dikkat çeken kısmı çok kısa bir sürede neticelenmesi oldu. İlk turda kapalı zarfta teklifler verildi. En yüksek teklif 375 milyon dolar oldu. Ardından ikinci tura geçildi ve tekliflerin en yükseği 525 milyon dolar oldu. Teklifte bulunan 2 firmanın çekilmesi üzerine, kalan 3 firma açık arttırmaya kaldı. Açık arttırma 701 milyon dolardan başladı. Rakamın açıklanmasıyla birlikte ilk olarak Alsim Alarko, ardından da Gobal Yatırım-Özak GYO-Delta Proje OGG açık arttırmadan çekildi. Böylece Galataport’un 30 yıllık işletmesi için düzenlenen 30 dakikalık ihaleyi 702 milyon dolarla Doğuş Holding kazanmış oldu. dı. Doğuş Holding 702 milyon liralık teklifiyle ihaleyi kazandı. 

İki Galataport ihalesi arasındaki farklar nelerdi? 

2005 yılında yapılan ilk ihalede yap-işlet-devret modeli planlanmıştı. 2013’te ise işletme hakkı devri yöntemi kullanıldı. İlk ihalenin süresi 49 yıl iken bu süre 2013’teki ihalede 30 yıla indi. 2005’teki ihalede emsal değeri 2 iken, 2013’de bu rakam 1.5 oldu. Bu, yüzde 25 daha az kapalı alan inşaatı demek. 2005’teki ihalede ödeme, kiralama süresinin bitiminde başlayacak, 10’ar yıllık aralıkla belli oranlarda ödenecekti. 2013’teki ihalede ise toplam miktarın yüzde 20’si peşin, geri kalanı ise taksitler halinde ödenecek. 
Yapılan iki ihalenin isimleri neden farklı? 
Mehmet Ferec Balta ve Hayati Şanlı adlı iki girişimci “Galataport”un isim hakkını aldılar. İhale sürecinde isim hakkını satabileceklerini duyurdular. Bu nedenle ihale Salıpazarı Kruvaziyer Limanı Projesi adıyla yapıldı. 

İmar planına kimler, neden itiraz ediyor? 

TMMOB İstanbul Mimarlar Odası ve TMMOB İstanbul Şehir Plancıları Odası, projeye başından beri karşı çıkan sivil toplum örgütlerden en önemlileri. Proje aleyhine büyük bir kamuoyu baskısı oluşmasında iki örgüt de çok büyük rol oynadı. Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası İstanbul şubelerinin düzenledikleri etkinlikler, basına verdikleri demeçler ve en ön önemlisi Galataport projesinin iptaline dair yaptıkları mahkeme başvuruları, toplumun büyük bir kesiminden destek gördü. 
Her iki oda da iki ana eksen üzerinden itirazlarını sürdürüyor. Bunlardan ilkine göre, 2013’te Beyoğlu’nun koruma amaçlı imar planı bütüncül olmadığı ve Gala taport gibi mega projeleri içer mediği için iptal edildi. İki oda da bu karara dayanarak bölgenin plansız olduğu savunuyor. Ayrıca, itiraz eden kurumlara göre kıyılar Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda yer alan hükümle herkesin eşit ve özgür olarak ortaklaşa yararlanmasına açık alanlar olarak tanımlanmış durumda. Anayasa’nın 43. Maddesi “Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevrele yen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelik kamu yararının” gözetilmesini öngörüyor. Proje kapsamında ise kamuya açık olması gerek alan, özel kullanıma açılarak yapılaşmaya maruz kalıyor. 
İkinci itiraz noktasını, bölgenin in san ve yaşam odaklı değil, sermaye odaklı dönüştüğüne dair iddialar oluşturuyor. Galataport projesinin, insan-deniz ilişkisini koparacağından korkuluyor ve sahil şeridinin soylulaştırılmasına ve sosyal dokunun rant uğruna bozulacağına işaret ediliyor. Ayrıca bölgedeki küçük esnafın da, artan kiralar karşısında bölgeyi terk etmekten başka seçe neği kalmayacağı vurgulanıyor. 


Alper Balcıoğlu
alper.balcioglu@gmail.com 



8 Kasım 2014 Cumartesi

Yeni Sayfa'yı okumadan haftaya başlamayın

Bahçesehir Üniversitesi öğrencilerinin hazırladığı Yeni Sayfa gazetesinin üçüncü sayısı tamamlandı. Pazartesi günü okurlarıyla buluşacak. Yeni Sayfa'nın Yazı İşleri Müdürü Öğretim Görevlisi Mahmut Çınar, gazetedeki haberlerle ilgili şu bilgileri paylaştı:
"Manşet: 9 maddede Galataport
'Onlar tangonun düşmanıdır, sevgilim'
Onedio'nun hedefi büyük: Bütün internet kullanıcıları!
Genç yazar adaylarına tavsiye veren çok, biz de artık yaşlanmış yazar adaylarına tavsiyeler verdik
Karaköy esnafı bizi seviyor mu?
Michelle Demishevich'le konuştuk: Gazeteciler neden bu kadar homofobik?
Bir hoca-Bir öğrenci: Bir hocayla öğrencisine Türkiye'de yayınlanmış en iyi 5 albümü sorduk
Fotoğraf sayfamız var, harika
BAU'dan haberler
Öğrenci kulüpleri ne yapıyor?
Tabii ki "Medyanın şifreleri"... Üstelik bu kez iğneyi kendimize batırdık
Spam maillerden nasıl kurtuluruz? Cevabı bizde.
Ve daha neler neler..."
Yeni Sayfa'yı okumadan haftaya başlamayın.

5 Kasım 2014 Çarşamba

Galataport Şubat'ta başlayacak

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun yürütmeyi durdurma kararı verdiği Galataport projesinin 2015 Şubat ayında başlayacağı açıklandı. Açıklamayı Bilgili Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Bilgili yaptı. Hürriyet'ten Ceyhun Kalburlu'nun haberine göre, Bilgili, "Bürokratik işlemlerin sonuna gelindi. 2015 Ocak ayında Park Orman, Şubat'ta ise Galataport için düğmeye basacağız" dedi.

Projeyi şu an engelleyen bir karar olmadığını belirten Bilgili şunları söyledi: "Galataport projesine inşaatlara 2015 Şubat ayında başlanacağını tahmin ediyorum. Bu projenin içerisinde restoranlar, oteller, şehir parkı ve yeşil alanlar olacak. Karaköy tarafındaki tarihi binaları restore edeceğiz. Diğer taraftaki büyük depolar var, onlar yıkılıp yeniden yapılacak. Projenin 2,5 yılda tamamlanması öngörülüyor. Projede Doğuş Grubu ile ortaklığımız bulunuyor."

Galataport projesinin kurvaziyer turizmi için çok önemli olduğunu, İstanbul'a deniz yoluyla 650 bin turistin geldiğini kaydeden Bilgili, "Buranın harabe yapısı turizm açısından iyi bir şey değil. Biz bu turist sayısını 2 milyona çıkarabiliriz. Harabe halindeki depolar yıkılacak. Yapılacaklara karşı çıkan insanlar, günün birinde 'biz hata yaptık' diyecekler" diye konuştu. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Galataport imar planının yürütmesinin durdurulduğu yönündeki haberlerin doğru olmadığını açıklamıştı.

3 Kasım 2014 Pazartesi

Karaköy'de yürüme mücadelesi



Cansu UÇAR 
Narod AVCI 
Dilan MENTEŞ

İstanbul Karaköy'de uzun yıllardır süren çevre düzenleme projeleri devam ediyor. Yoğunluklu olarak iskele bölgesinde yapılan yol çalışmaları esnafa ve çevreye büyük sıkıntı yaşatırken, tarihi açıdan oldukça değerli olan bu semti karmaşık hale getiriyor.

Bu duruma ek olarak biraz daha yukarı doğru çıkıldığında daha büyük ve tehlikeli bir durum söz konusu. Yapılan yol çalışmalarına rağmen, tramvayın geçtiği ve yoğun trafiğin olduğu cadde üzerinde yayalar yürürken tehlike içindeler. Özellikle yolun iskeleye yakın tarafında, tramvayın yanından geçen otomobiller yayalara çok yakın seyrediyor. Hatta bazı bölgelerde yayaların yürüyebileceği bir kaldırım bile yok. Kaldırımların olduğu yerler ise otoparkçılar tarafından işgal edilmiş durumda.

Bir çok kazanın meydana geldiği bu yol ile ilgili çalışma ise henüz yapılmadı. Konuştuğumuz kişiler yolda yürürmekten tedirgin olduklarını, ciddi mücadele vermek zorunda kaldıklarını söylediler. Bu duruma örnek vermek gerekirse biz de röportajlarımızı yaparken bir çok tehlikeli an yaşadık.

Daha büyük problemler var...

Konuyla ilgili olarak Mimarlar Odası yetkilileri, 3. Köprü, 3. Havalimanı ve Galataport gibi projeler varken böyle sorunlarla ilgilenmeye pek vakit ayıramadıklarını belirttiler. İstanbul'un çok daha büyük sorunları olduğunu ve bunlarla başa çıkmaya çalıştıklarını söylediler. Elbette kaldırım sorununu çözmek isteeceklerini ama belediyelerin bu konularla ilgilenebileceklerini de sözlerine eklediler.

Belediye'nin daha fazla kaza yaşamadan bu soruna bir an önce çözüm bulmasını ümit ediyoruz. (salthaber)

28 Ekim 2014 Salı

Yeni Sayfa'nın Karaköy önerileri

Her gün bir başkası açılan mekanlara yakından bakmak ve BAU Galata’nın içinde bulunduğu mahalleyi daha iyi tanımak için Karaköy sokaklarında dolaştık. Konuklarının yüzlerinin güldüğü mekanlara objektifimizle uzandık. Kah Gakkı’da aldık soluğu kah Bando’da...

Sıla Ağgül - Ela Emeksiz / Yeni Sayfa

Alles Coffee & Shop

İsmini hep beraber olmaktan alan Alles Coffee & Shop Mayıs 2013’te Erman Bey tarafından açıldı.
Özellikle Türk kültürüne özgü kahvaltısıyla öne çıkan bu mekan mönüsünde sürekli değişiklikler yapıp müşterilerini hem şaşırtıyor hem de onlara farklı tatlar sunuyor.
Adres: Necatibey Cad. Arapoğlan Sok. Serçe Çık. No:4

Bando

Çeşitli yemek seçeneklerinin bulunduğu Bando bir senedir müşterilerine hizmet veriyor. Murat & Efe Köroğulu kardeşlerin kurduğu mekan, ismini “Bando ekip demek, biz de bir ekibiz” diye açıklıyorlar. Sandviç ve kahvenin meşhur olduğu Bando’da hazır ürün kullanılmıyor. Başta sosları olmak üzere her şey kendi mutfaklarına ait.
Adres: Kemankeş Caddesi No: 2

Bol Kepçe

Sulu yemek ve et çeşitleri ağırlıklı mutfağı olan Bol Kepçe, öğle yemekleri için güzel alternatiflerden biri. İnsanların sempatisini kazanmak için böyle bir ismi tercih ettiklerini söylüyor mekanın eli bol Erhan Usta’sı…
Adres: Ağaç Tulumba Sokak No: 13/A



Gakkı

Karaköy’de kahvaltısıyla meşhur Gakkı, üç arkadaş olan Zişan, Merve ve Faruk’un hayallerini gerçekleştirdiği mekanlardan. Kahvaltı mönüsünde yöresel lezzetlerin bulunduğu kafenin her ürünü üretim yerinden geliyor.
Adres: Kılıç Ali Paşa Mescidi Sokak No:10-B

Tohum

Mayıs ayında açılan Tohum genellikle kahve ve atıştırmalıkların adresi. İsmi mekanın kahve ağırlıklı hizmet vermesinden esinlenerek konulmuş. Tohum’da cheesecake ve browni favori tatlılardan.
Adres: Mumhane Caddesi No: 37c

 

KANTİN

Karaköy denince


Karaköy’ü ve Karaköy’ün mekanlarını İletişim Fakültesi öğrencilerinden uzaklaşıp diğer fakülte öğrencileriyle konuştuk. “Karaköy denince aklınıza ne geliyor?” diye sorduk; “tarih” en çok verilen cevap oldu


Zeynep Sena Tepe
Sosyoloji
Karaköy denince aklıma tarihiyle birlikte modernleşmeye çalışan bir yer geliyor. Çok güzel, sıcak mekanları var ve burada arkadaşlarımla vakit geçirmeyi çok seviyorum.

Güney Can Mermer 
Hukuk
Karaköy denince aklıma binaların tarihi yapıları geliyor. Ayrıca dalış yaptığım için bununla ilgili malzemeleri rahatlıkla bulabiliyorum.

Zeynep Canbulut 
Sosyoloji
Karaköy denince aklıma Galata Kulesi geliyor. Bana daha çok tarihi anlatan Karaköy, aynı zamanda arkadaşlarımla güzel vakit geçirdiğim bir yer.

Semih Veren
Elektrik Elektronik
Karaköy denince elektrik ve elektronikle ilgili mağazalar geliyor aklıma. Bunlarla ilgili aradağım her şeyi kolaylıkla bulabiliyorum. Ayrıca arkadaşlarımla gittiğim çok sıcak mekanlar var.



Şehirde moda haftası


Yılın belirli tarihlerinde düzenlenen Moda Haftaları’nda sıra İstanbul’daydı. Türk modasının önde gelen isimleri 2015 ilkbahar yaz koleksiyonlarını sergiledi

Özge Öz (ozgeoz92@hotmail.com)
Fotoğraf: Akın Çeliktaş
Yeni Sayfa

Düzenlenen etkinliklerin büyük bir kısmı Karaköy’de bulunan Antrepo 3’teydi. Bunların yanı sıra bazı modacılar, defileleri için kendilerine özel mekanlar tercih etti. Atölye çalışmaları, moda sohbetleri ve defile sonrası partilerin de düzenlendiği 13 - 18 Ekim tarihlerindeki moda haftasında 40 tasarımcının işi podyuma çıktı.

Hafta başlamadan ünlü Türk modellerinden Didem Soydan, instagram hesabından bir gönderi paylaştı. Modacıların yabancı modelleri tercih ettiğini ve onlara yerli modellerden daha yüksek ücretler ödediğini belirten Soydan’a bazı meslektaşlarından destek geldi.

Defile ve stüdyo sunumlarına katılan Bahçeşehir Üniversitesi öğrencileri Mercedes-Benz ana sponsorluğunda gerçekleşen etkinlik hakkındaki izlenimlerini Yeni Sayfa’yla paylaştı.


Arzu Vila: Bu sene Mercedes Benz sponsorluğunda gerçekleşen Fashion Week’in ikinci gününe stilist bir arkadaşım sayesinde gitmiş bulundum. Emre Erdemoğlu defilesini izledim. Erkek koleksiyonu oldukça başarılı olan Erdemoğlu herkesçe büyük beğeni topladı. Kullandığı düz ve klasik çizgi oldukça şıktı. Bunun yanı sıra Deniz Berdan kadın defilesi yaratıcı ve özgün bir duruş sergiliyordu. Tüketim çılgınlığına atıfta bulunan Deniz Berdan mankenlerinin yüzleri estetik operasyona girecekmiş gibi boyalıydı. Çok fazla defileyi takip edebilmiş olmasam da şunu söyleyebilirim ki modacılar tarafından büyük bir emek ve yaratıcılık gerektiren bir iş, yeni ve genç tasarımcıların kendilerini sunmalarına da olanak veren bir organizasyon. Gelen insan profili çeşitli olmakla birlikte, insanların birbirleriyle şıklık yarışında olduğunu gözlemlemek de mümkün.



Melisa Damla: İstanbul Fashion Week’in 3’üncü gününde Kith&Kin markasının backstage’inde yer alma fırsatım oldu. Bu seneki Fashion Week’te geçen sene olduğu gibi Antrepo 3 Karaköy’de yapıldı. Ünlüleri, moda bloggerlarını bir kenara bırakacak olursak gelen kişilerin çoğu üniversite öğrencisiydi. Ve hatta backstagede yer alan gençler de üniversite öğrencisiydi. Gördüğüm kadarıyla gençlerin çoğu stilleriyle ön plandaydı. Üç saat önce ben de modeller, stilist ekibi, saç-makyaj ekibi gibi backstage’de yerimi aldım. Hummalı ve bir o kadar eğlenceli bir koşuşturmaca vardı. Bu seneki defilelerde ünlü mankenleri podyumlarda göremedik. Bu farkındalığı yaratan ise Didem Soydan oldu. Tasarımcıların bu sene sponsor bulamamaları, yeteri kadar bütçeleri olmadığı için yabancı mankenlerle çalışmak istemeleri oldu. Bu da sektördeki yeni yüzlerin önünü kapatıyor. Didem Soydan’ın bu tepkisini haklı buluyorum ve destekliyorum.

Gizem Babaoğlu:  Herkesin tarzıyla fark yaratmaya çalıştığı söylenebilir. Kızlara kıyasla erkeklerin bilinen Türk erkek imajından çok uzak tarzları dikkatimi çeken şey oldu. Defilelerin düzenlendiği Antrepo 3 binasına girdiğinizde Mercedes’in yeni modeli ziyaretçileri karşılıyordu. Mekan düzeni modern tutulmuş, ancak İstanbul’da o kadar güzel tarihi mekan bulunurken ben Antrepo’nun doğru bir seçim olduğunu düşünmüyorum. Çünkü özellikle dış mekanda bloggerlarının sokak stili çekimleri için şehri yansıtan veya fotoğrafta arkaplanın düzgün gözükeceği durum söz konusu değildi. Belirli şehirlerde düzenlenen moda haftalarını çok insanın takip ettiği düşünüldüğünde bu sene defilelerde yabancı modellerin fazla kullanılmasını nornmal karşılıyorum. Türk modellerden daha yüksek ücretlere çalıştırıldıkları için tartışma konusu oldu. Bu konuda Türk modellere hak veriyorum, fakat İstanbul moda haftasının reklamını dünyaya bu şekilde daha kolay yapabilme şansı verdiğini düşünüyorum.

27 Ekim 2014 Pazartesi

"Biz buradan nasıl geçeceğiz?"

Sadece İstanbul’un değil, Türkiye’nin en işlek bölgelerinden olan Karaköy’de yayalar 60 günde bitirileceği söylenen ancak iki yıldır devam eden yol çalışmalarından mağdur

Eren Bostancı (1erenbostanci@gmail.com)
Nisa Gürbüz (nisagurbuz@hotmail.com)
Yeni Sayfa

Ekim 2012’de Karaköy Bankalar Caddesi ve civarında başlayan kaldırım çalışması aradan iki yıl geçmesine rağmen bitirilemedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Ağustos 2012’de yaptığı açıklamada; Karaköy’de bulunan Bankalar Caddesi ve bağlı yollarda, İSKİ atık su ve yağmur suyu hatlarının yenileneceği duyuruldu. Çalışmada üst yapıda engellilere uygun modern tretuvar düzenlemesi ile asfalt yenileme çalışmasının da yapılacağı belirtildi. Çalışmanın 60 gün içerisinde tamamlanacağı vurgulanmıştı ancak açıklamanın üzerinden iki yıl geçmesine rağmen çalışmalar bitmedi.

Projenin yapıldığı alanlarda çalışmanın büyük kısmının tamamlanmasına rağmen kısmi bölgelerde inşaat devam ediyor. Bu çalışmalar bölgedeki yaya trafiği için büyük engel teşkil ediyor. Ancak tek problem bu değil. Kaldırım çalışması olmayan ve yaya trafiğine açık olan kaldırımlar da belediyeye bağlı İSPARK ve değnekçiler tarafından işgal edilmiş durumda.

Bölge esnafı isyanda

Karaköy’de büfe işletmeciliği yapan Sabri S. (35), “Canımızdan bezdirdiler. İşler yüzde 70 oranında durdu. Buraya kira ödüyoruz; toz toprağın içine müşteri gelmiyor. Hem bölgeyi birinci derece turizm bölgesi ilan et, hem de bu hale getir, olacak iş mi?” diye soruyor.

Saint Benoit Fransız Lisesi ve civarındaki bölgelerde ise kaldırım yok denecek kadar az. Binlerce öğrencinin kullandığı bu alanlarda yer yer kaldırım bulunmaması kaza riskini ciddi oranda arttırıyor.
Bölgede bulunan öğrenciler de aynı dertten yakınıyor. Büyük sıkıntılar yaşadıklarını ve can güvenliklerinin bulunmadığını belirten öğrenciler belediyenin bu konuda acil bir şeyler yapması gerektiğini savunuyor.

Engelli vatandaşlar için ise durum daha vahim. Çalışma olmayan kaldırılmada bile engelliler için yapılmış bir düzenleme yokken Karaköy’ü yayalar için zorunlu bir mücadele bölgesine çevirmiş olan çalışmalar yüzünden engelli yurttaşların bölgeye girmesi neredeyse imkansız hale geliyor. Çalışmanın yapıldığı son alan ise bankalar mevkii. Bu bölgede çalışan kaldırım işçileri çalışmanın yaklaşık üç haftalık bir süreçte tamamlanacağını belirtse de ne esnaf ne de bölge sakinleri pek umutlu değil.

17 Ekim 2014 Cuma

Oktay Ekinci anıldı

Mimar, gazeteci Oktay Ekinci, ölümünün birinci yıldönümünde, ailesi, meslektaşları, arkadaşları, yakınları tarafından anıldı.

Karaköy'deki Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nde yapılan anma töreninde Ekinci'nin yaşamını konu alan belgesel gösterildi.

Arşiv