Cansu Uçar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cansu Uçar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2015 Çarşamba

Yuppieland - Kentlerde yeni yaşam tarzı

Kent merkezlerinin değişimi, "Yuppieland: Yükselen Yeni Yaşam Tarzları ve Mütenalaşan Kentler Amsterdam ve İstanbul'daki Dönüşümleri Anlamak" balıklı seminerde ele alındı. Seminerde ana konuşmacılar; Amsterdam Üniversitesi’nden Prof. Dr. Jan Rath ve Bahçeşehir Üniversitesi’nden Dr. Volkan Aytar şehirleşme ve kafeler konusundaki saptamalarını katılımcılarla paylaştı. seminer verdi. Hollanda Araştırma Enstitüsü'nün ev sahipliği yaptığı seminerde mekan sahibi Deniz Koşan ve gazeteci Kübra Par da birer konuşma yaptı. Etkinlikte ayrıca BAU Yeni Medya öğrencilerinden Bike Çetinel’in Kahve Tonları, Cansu Uçar ve Melis Kürkçü’nün Café Latte Karaköy’ü Dönüştürürken ve Hakan Güngör, Ahmet Aslan ile Jiyan Yetiş Paycu’nun Meydan: Bir Semti Anlamak isimli video ve belgeselleri gösterildi. Seminerle ilgili yapılan açıklamada, “Yeni tarz şehircilik çeşitli kent manzaralarında, örneğin çiftçi marketleri, spor salonları, otel lobileri, gezici mağazalar ve bu özel durumda uzmanlaşmış kafelerde görünür ve belirgin hale geliyor” ifadelerine yer verildi. (Haber: Hakan Güngör / Fotoğraf: Sıla Ağgül)

3 Kasım 2014 Pazartesi

Karaköy'de yürüme mücadelesi



Cansu UÇAR 
Narod AVCI 
Dilan MENTEŞ

İstanbul Karaköy'de uzun yıllardır süren çevre düzenleme projeleri devam ediyor. Yoğunluklu olarak iskele bölgesinde yapılan yol çalışmaları esnafa ve çevreye büyük sıkıntı yaşatırken, tarihi açıdan oldukça değerli olan bu semti karmaşık hale getiriyor.

Bu duruma ek olarak biraz daha yukarı doğru çıkıldığında daha büyük ve tehlikeli bir durum söz konusu. Yapılan yol çalışmalarına rağmen, tramvayın geçtiği ve yoğun trafiğin olduğu cadde üzerinde yayalar yürürken tehlike içindeler. Özellikle yolun iskeleye yakın tarafında, tramvayın yanından geçen otomobiller yayalara çok yakın seyrediyor. Hatta bazı bölgelerde yayaların yürüyebileceği bir kaldırım bile yok. Kaldırımların olduğu yerler ise otoparkçılar tarafından işgal edilmiş durumda.

Bir çok kazanın meydana geldiği bu yol ile ilgili çalışma ise henüz yapılmadı. Konuştuğumuz kişiler yolda yürürmekten tedirgin olduklarını, ciddi mücadele vermek zorunda kaldıklarını söylediler. Bu duruma örnek vermek gerekirse biz de röportajlarımızı yaparken bir çok tehlikeli an yaşadık.

Daha büyük problemler var...

Konuyla ilgili olarak Mimarlar Odası yetkilileri, 3. Köprü, 3. Havalimanı ve Galataport gibi projeler varken böyle sorunlarla ilgilenmeye pek vakit ayıramadıklarını belirttiler. İstanbul'un çok daha büyük sorunları olduğunu ve bunlarla başa çıkmaya çalıştıklarını söylediler. Elbette kaldırım sorununu çözmek isteeceklerini ama belediyelerin bu konularla ilgilenebileceklerini de sözlerine eklediler.

Belediye'nin daha fazla kaza yaşamadan bu soruna bir an önce çözüm bulmasını ümit ediyoruz. (salthaber)

28 Ekim 2014 Salı

Sarılmanın cezası olur mu?




"Sarılmanın cezası olur mu?" BAU İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölümü öğrencileri Cansu Uçar, Narod Avcı ve Dilan Menteş'in, Öğretim Görevlisi Mahmut Çınar'ın verdiği Convergence Journalism dersi için yaptıkları proje, YouTube üzerinden binlerce kez paylaşıldı. Projede, Eminönü'nde halka "sarılma" ile ilgili sorular yöneltiliyor ve bu konudaki görüşleri alınıyor.

Bir genç, birkaç gün önce İstiklal Caddesi'nde, "Sana güveniyorum, sen de bana güveniyorsan sarıl bana" yazısıyla gözleri bağlı, kolları açık şekilde beklemişti. Caddede bulunanların bir süre tepkisiz kaldığı sosyal deney sonrasında birçok kişi gence sarılmış ve büyük bir kalabalık oluşmuştu. Polisler gence, "çevreye rahatsızlık verdiği" gerekçesiyle 91 TL para cezası kesmişti.

Arşiv